Kıbrıs Meselesi’nin Tarihi Süreci

kibris haritasi

1950-1983 YILLARI ARASINDA KIBRIS(CYPRUS) MESELESİ’NİN TARİHİ SÜRECİ

GİRİŞ

Kıbrıs (Cyprus) adasının adını kına çiçeğinden ve adada bol miktarda yatakları bulunan bakır madeninden aldığı bilgilerine sıkça rastlanmaktadır. (Vatansever, 2012: 1487-Emek, 2014: 1). Ada Akdeniz’in Anadolu karasına 40 mil mesafesinde bulunan ve yüz ölçümü 9520 km2 olan bir kara parçasıdır. Ada konumu nedeniyle çok stratejik öneme sahiptir. Özellikle denizcilik faaliyetlerinin başlamasından, 20.yy’a kadar ada sömürgeci devletler için Akdeniz ve Ortadoğu’nun ticaret yolunda adeta bir karakol ve liman görevi görmüştür. Bu özellikleri nedeniyle adayı güçlü devletler sürekli olarak kolonileştirme girişimlerinde bulunmuş, ada bu devletlerin mücadelelerine sahne olmuştur.

Kıbrıs adasının Osmanlı eline geçişi 1571 yılında Venediklilerden alınması ile gerçekleşmiştir. Osmanlı fetih bölgelerinde uyguladığı iskân politikasını Kıbrıs’ta da uygulamıştır. Ada Türk ve Hristiyan milletlerin iç içe yaşamak zorunda olduğu bir bölge haline gelmiştir. 1878 yılına kadar adada barış ve huzur hâkimdir. Osmanlı 93 harbi sonunda alınan yenilgi neticesinde Osmanlı topraklarının bir kısmının paylaşıldığı Berlin kongresi öncesi İngiltere, Osmanlı’ya Kıbrıs adasının yönetiminin kendilerine verilmesi karşılığında kongrede Osmanlıyı destekleyeceğini bildirmiştir. Bu teklif reddedilince İngiltere işgal edeceğini söyleyerek tehdit etmiştir. Bu tehdit sonrası savaştan yeni çıkan Osmanlı bu teklifi kabul etmek zorunda kalmıştır.

Kıbrıs adası İngiltere’nin sömürge yolunun güvenliğini sağlaması açısından önemliydi. Ayrıca Süveyş kanalının açılması da İngiltere’nin Akdeniz deki hâkimiyetini artırmak istemesine sebep olmuştur. 1. Dünya savaşında Osmanlı’nın, Almanya yanında yer almasını bahane eden İngiltere Kıbrıs adasını 1914’te ilhak etmiştir. Kıbrıs adası İngiltere’nin elindeyken Tükler’in büyük bir kısmı Anadolu ya göç etmek zorunda kalmıştır. Hristiyan toplumlardan ise çok sayıda gelen olmuştur. 1925 yılında İngiltere’nin kurduğu ve “taç kolonisi” adını verdiği koloni sistemi 1960 Kıbrıs Cumhuriyetinin kurulmasına kadar devam etti. 1931 yılında İngilizlere karşı başlayan ayaklanmalar neticesinde adada 10 yıl süreyle sıkıyönetim ilan edildi. Her türlü sosyal ve siyasi hareketlerin yasaklandığı sıkıyönetim, 2. Dünya savaşının başlamasıyla yumuşamış ve 1941 yılında yerel yönetim için Kıbrıslı Türkler ve Kıbrıslı Rumlara siyasi parti kurma imkânı verilmiştir. Bu tarihten sonra Kıbrıs sorunu ortaya çıkmaya başlamıştır. Aslında Kıbrıs sorununun Yunanistan’ın 1700’lü yıllarda ortaya çıkan “megalo idea” fikrini gerçekleştirmek için fırsat kollamasıyla yıllardır zaten var olduğunu düşünmekteyim.

1950-1959 YILLARI ARASINDA KIBRIS’TA YAŞANANLAR

1950’li yıllarda İngiltere’nin daveti üzerine Türkiye Londra Konferansına katılarak Kıbrıs meselesinde resmen taraf olmuştur. O yıllarda Kıbrıslı Rumlar, Yunanistan’ın desteğiyle “Enosis Plebisit” gerçekleştirmek için Dünya kamuoyuna başvurularda bulunmakta, fakat olumlu cevap alamamaktaydılar. Enosis’i 1700’lü yıllarda ortaya çıkan “megalo idea” fikrinin Kıbrıs’ı kapsayan küçük bir parçası olarak düşünebiliriz. Bu ideoloji parçası ile Yunanistan, Kıbrıs’taki Rum halka vaatlerde bulunarak, Enosis’i yani devletler hukukundaki adıyla bir devletin istediği başka bir devlete bağlanması “plebisit” istemelerine öncülük ediyordu. Bunun önündeki en büyük engel adadaki mevcut yönetim olan İngiliz’lerdi. İngiltere’nin Türkiye’yi Londra Konferansına davet etmelerinin sebebi; adayı daha fazla elinde tutamayacaklarını anladıkları için olmalı. Bu sayede adaya bitmek bilmeyecek bir sorun bırakacaklardı. Yunanistan ve Türkiye’yi sürekli olarak birbirleriyle çatışma halinde bulunan iki komşu ülke haline getirecekti.
1955 yılında Enosis in önündeki en büyük engel olan İngiltere’ye karşı faaliyet göstermek üzere Eoka adında bir yer altı örgütü kuran başpiskopos Makarios ve Yunan General Grivas; adadaki İngiliz güçlerine karşı terör eylemlerine başlamışlardır. Örgüt İngilizlerden sonra Kıbrıslı Türklere karşı gerilla ve sabotaj faaliyetlerine başladı. Kıbrıslı Türkler bu örgüte karşı; KITEMB “Karaçete”, Kıbrıs Türk Komandoları (Mutlu, 2007: 18), Türk Mukavemet Teşkilatı “TMT” nı kurmuşlar ve savunma girişimlerinde bulunmuşlardır. . (Nas, 2013: 23). 1950-1960 yılları arası Türkiye, Yunanistan, Kıbrıs Türkleri ve Kıbrıs Rumları arasında karşılıklı sert diyaloglar ve Uluslararası kamuoyunu kendi görüşüne ikna etmeye çalışan açıklamalarla geçen bir süreçtir. Bu sürece ABD’nin katılması ve açıklamalarında Türkiye’yi anmaması Türkiye ve İngiltere’nin tepkisine neden olmuştur.

1960-1969 YILLARI ARASINDA KIBRIS’TA YAŞANANLAR

1960’lara gelinen süreçte uzun bir çabadan sonra garantör devletlerin uzlaşmasıyla 11 Şubat 1959 Zürih, 19 Şubat 1959 Londra anlaşmaları sonucu adada Kıbrıs Cumhuriyeti ve anayasası ilan edilmiştir (Çay, 1989: 44). Bu yönetim, federatif bir ortaklık Cumhuriyetiydi. (Serter, 2014: XVI). Bu süreçte özellikle TMT Başkanı Dr. Fazıl Küçük, Cumhurbaşkanı yardımcısı ve Türk Cemaat Meclisi Başkanı Rauf Denktaş’ın Kıbrıs Türklerini koruma mücadelesi unutulmamalıdır. (Serter, 2014: XVII).

Yaşanan bu gelişmelerden Kıbrıslı Rumlar memnun değillerdi. Rumların asıl amacı Türkleri adadan tamamen atmak yada imha etmekti. Bu bağlamda Cumhurbaşkanı Makarios 1963’te anayasayı değiştirme girişiminde bulundu. Bu girişimi Türk tarafının reddetmesi ile Eoka terör örgütü silahlı harekete geçtiler. Akritas gibi planlar devreye sokuldu. Bu hareketlerle Kanlı Noel (ÇTTAD, XI/23, (2011/Güz), s.s.93-121) adıyla anılan katliamlar ve özellikle bu hareket içerisinde gerçekleştirilen Kanlı Küvet katliamı Türiye halkı tarafından dehşetle takip edilmekteydi.

1963 olayları ardından adadaki barış güçleri “Yeşil Hat” çizerek adayı ikiye bölmüştür. Buna rağmen Rum tarafı zaman zaman kanlı eylemlerine devam etmiştir. 15 Kasım 1967 yılında Kıbrıs’ta iki Türk köyü olan Boğaziçi (Ayios Theodoros) ve Geçitkale (Kofina)’de Rumlar tarafından acımasızca katliamlar yapılmış. Bu durum karşısında Türkiye’de 435 milletvekilinden 432’si adaya müdahaleyi uygun görmüştür. (Sisav Vakfı, 1990, s.28) Bu haberi alan Rumlar kaçarak Türk bölgelerini terk etmişlerdir.

Kanlı Küvet Katliamı

1970-1983 YILLARI ARASINDA KIBRIS’TA YAŞANANLAR

15 Temmuz 1974 ‘te Yunanistan’la ada yönetimi Makarios arasında anlaşmazlık olunca darbeyle Makarios görevden uzaklaştırılmıştır. (İkizer, 2009: 64). Makarios Kıbrıs’ın, Yunanistan’a bağlanmasına karşı çıktığı için Enosis’i destekleyen cuntacı subaylar çareyi Makarios’u devirmekte bulmuşlardı. Eoka’cı Nikos Sampson sözde cumhurbaşkanı ilan edildi. Öncelikle kendisine karşı çıkan Rumları ortadan kaldırıp, sonra artmış bir şekilde Türklere saldırmaya devam etti.

Türkiye adadaki bu gayri resmi yönetimi Uluslararası bir bahane olarak görmüştür. 20 Temmuz 1974’te Bülent Ecevit ve Prof. Dr. Necmettin Erbakan başkanlıklarındaki koalisyon kararı ile adaya, havadan ve denizden çıkarma yapmıştır. Harekât sonucunda binlerce Türk yaşadığı köyleri terk etmek zorunda kalmıştır. Harekât sonucu Türkler adanın %37 sini kontrol altına aldı. Türkiye harekâtın Zürih ve Londra anlaşmasının 4.cü maddesine uygun olduğunu belirtti. Fakat Birleşmiş Milletler ve Avrupa Konseyi bu harekâtı işgal olarak nitelendirdi ve ateşkes için çağrıda bulundu. Rauf Denktaş ve Dr. Fazıl Küçük Kıbrıs mücadelesiyle özdeşleşmiş, 15 Kasım 1983’te KKTC kurulmuştur. Fakat KKTC’yi tanıyan tek devlet Türkiye Cumhuriyeti Devleti olmuştur. (Vatansever, 2012: 1518).

Kıbrıs Barış Harekatı

SONUÇ

Kıbrıs meselesi; Türkler için asıl Londra konferansına davet ile başlamıştır. Adadaki çıkarlarını muhafaza etmek isteyen İngiltere konferansta Yunanistan ile karşı karşıya kalıp sıkışmamak için Türkiye’yi zekice bir manevrayla duruma dahil edilerek resmen bir çözümsüzlük ortamı yaratmıştır. Süreci çok sancılı geçiren Türkler KKTC’nin tanınmaması, ekonomik ambargolar gibi sebeplerle sıkıştırılmış ve Annan planını isteyecek hale gelmişlerdir.

Nitekim Avrupa birliğine üye olan ve ekonomik ve siyasal bakımdan rahat olan GKRY adanın birleşerek bağımsız bir devlet olma fikrini yani Annan planını reddetmiştir. Günümüze gelindiğinde Akdeniz’de keşfedilen doğalgaz yatakları geçmişte olduğu gibi tüm gözleri Kıbrıs’a çevirmiştir. Türkiye’nin kendi karasularında doğalgaz arama faaliyetlerine bile kışkırtıcı politika sergileyen Yunanistan’ın destekçisinin Fransa olduğunu görmüştük. Bu yaşanan hadiseler şunu göstermektedir ki:

Kıbrıs sorunu tam çözülmemiş ve büyük bir sorun olarak durmaktadır. Hatta perde arkasında geçmişte olduğu gibi paylaşım planları yapılıyor olabileceği düşüncesi hiçte mantıksız gelmemektedir.

Kıbrıs barış harekâtı birkaç yönden önemlidir. Bunlar; ekonomik krizler, darbeler, iç karışıklıklar yaşamakta olan Türkiye’nin içinde bulunduğu bunalımlarda dahi toprağını ve halkını savunduğu ve koruduğunun göstergesidir. Ayrıca bu harekât Türkiye’nin ilk hava indirme ve deniz çıkarma harekâtıdır. B uda gösteriyor ki dünyada hava indirme harekâtı kabiliyetine sahip nadir ülkelerdeniz. Ve son olarak harekât; Türkler ’in savaşmayı unutmadığının ve askeri kabiliyetlerinin taşındığının göstergesidir. Kıbrıs’ın uluslararası bağımsızlığının korunmasındaki haklı mücadele günümüzde de devam etmektedir.

KAYNAKÇA

Makaleler ve Dergiler

1- 1950-1983 YILLARI ARASINDA KIBRIS SORUNU VE TBMM’DEKİ YANKILARI. Sebile YILDIZ AYBAK YÜKSEK LİSANS TEZİ TARİH ANABİLİM DALI. TÜRKİYE CUMHURİYETİ TARİHİ BİLİM DALI GAZİ ÜNİVERSİTESİ SOSYAL BİLİMLER ENSTİTÜSÜ. ŞUBAT 2017 (https://dspace.gazi.edu.tr/bitstream/handle/20.500.12602/174082/?sequence=1&isAllowed=y)

2- KIBRIS SORUNUNUN TARİHİ GELİŞİMİ (1950-1983), Volume 13/16, Summer 2018, p. 171-183 DOI Number: http://dx.doi.org/10.7827/TurkishStudies.13828 ISSN: 1308-2140, ANKARA-TURKEY. Research Article / Araştırma Makalesi Eylül 2018 Mustafa KILINÇ (https://www.acarindex.com/pdfler/acarindex-112760eb-74b6.pdf)

3- KIBRIS SORUNUNUN TARİHİ GELİŞİMİ Arş. Gör. Müge VATANSEVER. Dokuz Eylül Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi. Cilt: 12, Özel S., 2010, s.1487-1530 (Basım Yılı: 2012) (https://dergipark.org.tr/tr/download/article-file/756756)

4- Yakın Dönem Türkiye Araştırmaları. Sayı/Issue: 37, 2020 DOI: 10.26650/YTA2020-002 Araştırma Makalesi / Research Article. Düşünceden Eyleme EOKA (https://dergipark.org.tr/tr/download/article-file/1169630)

5- Akademik Makaleler (https://scholar.google.com.tr/schhp?hl=tr&as_sdt=0,5)

Kitaplar ve Gazeteler

1- Kıbrıs Meselesi 1954-1959 Türk Hükümeti ve Kamuoyunun Davranışları (Fahir H. ARMANOĞLU) Yayınevi; Ankara Üniversitesi Siysal Bilimler Fakültesi 1963

2- Milliyet Halk Gazetesi (Salı 16 Temmuz 1974)

3- Hürriyet Gazetesi (Cuma 19 Temmuz 1974)

4- Hürrüyet Gazetesi (Cumatresi 20 Temmuz 1974)

5- Hürriyet Gazetesi (Pazar 21 Temmuz 1974)

İnternet

1- Kıbrısta İngiltere Dönemi 1978-1960, KKTC Enformasyon Dairesi (https://pio.mfa.gov.ct.tr/kibrista-ingiltere-donemi-1878-1960/)

Daha Fazla Makale ve Yazı İçin Ana Sayfa yı Ziyaret Ediniz.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir